Alevi – Bektaşi İnancında İnsan

Alevi – Bektaşi İnancında İnsan

Alevilikte insan Yaradanın bir parçasıdır, dolayısıyla insan Yaradana korkuyla değil sevgiyle yaklaşmalıdır. Aleviler Yaradanın cezalandırıcı değil, sevgi dolu olduğuna inanırlar.

Alevi öğretisine göre Yaradana ulaşmanın en iyi yolu İnsan-ı Kâmil yani Olgun İnsan olmaktır. İnsan-ı Kâmil ise Yaradanın yeryüzünde yarattığı en şerefli varlıktır.
Alevi Pir ve uluları baskılardan dolayı, Tanrı, insan anlayış ve inançlarını çok çeşitli semboller altında sır içinde sır etmiştir. Alevi mitolojisinde “Güruhu Naci’ye” diye tanımlanan, Adem ile Havva’nın bir iddia üzerine küpe üfledikleri nefeslerinden 40 günlük evrim sonra olan (yani Ademle Havva’dan doğmayan) ve Naciye isimli bir melekle evlendirilen 73’cü çocukları Naci’den bahis edilir. Bazı Alevi Dede ve araştırmacıları bu mitoloji ile “40’lar cemi” mitolojisi ve Alevilikte en çok kullanılan 3’ler, 5’ler, 7’ler, 40’lar vb. sayılar arasında ilişki kurarak, bunu anne babaya ve çocuğun ana rahminde 40 günlük evrimi, cinsiyetinin belli olması ve doğuma bağlamaktadır. Bu anlatımla da Tanrı yine insana indirgenmektedir ve bu görüşte bazı Alevi anlatım ve deyişlerinde görülmektedir.


Güruh: Grup, topluluk, cemaat, Güruhu Naciye; inanç yolunda tanrı katına ermiş olan topluluk.

Yorum Yap