Avukat Kemal Derin “Aleviler Dışında Hiç Kimse Karar Veremez”

Avukat Kemal Derin “Aleviler Dışında Hiç Kimse Karar Veremez”

Avukat Kemal Derin, AKP-MHP ortaklığının Alevilere karşı ayrımcı tutumu devam ettirdiğini vurguladı. Derin, “Onların cemevini tanıyıp tanımamasının hiçbir önemi yok. Sadece bilmemiz gereken şudur: Biz bu yüzyılda bile devlet tarafından ayrımcılığa uğruyoruz. Bu temelde mücadele yürütülmeli” dedi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, Yargıtay’ın ve Danıştay’ın kararlarıyla cemevlerine ibadethane statüsü verilmesinin tescil edilmesine rağmen AKP hükümeti mahkeme kararlarını uygulamıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisine CHP grubu tarafından cemevleri önergesi verildi. Cemevlerinin de diğer ibadethanelerin sahip olduğu hak ve hizmetlerden eşit olarak faydalanabilmesine yönelik, ibadethane olarak kabul edilmesinin teklif edildiği önerge, AKP’li ve MHP’li meclis üyelerince 16 Ocak Perşembe günü reddedildi.

Konuya dair konuşan Avukat Kemal Derin, iktidarın Alevilere karşı ayrımcı ve inkarcı tutumunun devam ettiğini belirterek, iktidarın Alevileri hala ötekileştirdiğini söyledi.

ALEVİLER DIŞINDA HİÇ KİMSE KARAR VEREMEZ

Derin, iktidarın Alevilere tutumunu şöyle anlattı:

“İktidar halen Alevileri ötekileştiriyor ya da böyle bir inanç varsa da kendi inanç sistemi içinde eritmeye dönük politika yürütüyor. Yani Alevilerin farklılığını kabul etmiyor. İstanbul Büyükşehir meclisinde konuşan iktidar temsilcisinin ulemayı adres vermesi de bunun göstergesi. Adres gösterdiği yerler de Sunni İslam anlayışına sahip kurumlar. Aslında söylenen böyle bir inanç ve bu inancın ibadethanesi yok ki tanınsın. Bu ülkenin %99’u Müslümansa, Müslümanların ibadet yeri camidir, camiye gel, diyor. Bir defa inanç dediğimiz şey kişiye aittir. Bir inancın, inanç olup olmadığı, bir yerin o inancın mabet yeri olup olmadığını sadece o inanç mensupları karar verir. Bunun dışındaki hiç kimse bu kararı veremez. Mecliste ortaya çıkan durum müdahaleci zihniyetin yansımasıdır. Bu zihniyet farklı olanı sürekli kendine benzetme, kendi gibi yapma, kendi içinde eritme mantığıyla hareket eder. Mecliste yapılan da odur. Oysa yapılması gereken çok basittir. Aleviler kendi inançlarının bu olduğunu, inançlarının da gereklerini yapmak için cemevlerinin ibadethane olduğunu söylüyorlarsa, saygı duymaktan başka bir şey yapılamaz, yapılmamalı.”

“Hangi din? Senin dinin sana, benim dinim bana. Senin inancın sana, benim inancım bana. Ben gidip senin inanç ritüellerine karışıyor ve bu hakkı kendimde görebiliyor muyum?” diye soran Derin, “Nasıl ki ben senin inancına müdahalede bulunmuyorsam, sen de benim inancıma müdahale etme hakkına sahip değilsin” dedi.

YAPILAN AYRIMCILIK BİLİNCE ÇIKARILMALI VE MÜCDELE YÜRÜTÜLMELİ

Derin, Türkiye’nin her ne kadar kötü bir süreçten geçiyor olsa da, halen uluslararası sözleşmelerde imzasının durduğunu söyleyerek şunları kaydetti:

“Oradaki inanç özgürlüğü maddelerini kavrayamamış bir yapıya sahipsin ve itiraz ediyorsun. Onların ne dediği umurumda değil, umurumuzda da olmamalı. Biz doğru bildiğimiz yolda devam etmeliyiz. Cemevleri Alevilerin inanç merkezidir ve Aleviler inanç ritüellerini yaşıyor. Dolayısıyla onların tanıyıp tanımamasının hiçbir önemi yok. Sadece bilmemiz gereken şudur: Biz bu yüzyılda bile devlet tarafından ayrımcılığa uğruyoruz. Bu ayrımcılık bilinmelidir ve bilince çıkartılmalıdır. Mücadelemizi bu temelde yürütmeliyiz.”

Diren KESER/ADANA


PİRHA

Yorum Yap