İmam Cafer-i Sadık

İmam Cafer-i Sadık

Adı : Cafer
Unvanı : Sadık (doğru, gerçek dost)
Annesi : Ümmü Ferve
Babası : İmam Muhammed Bakır
Doğum Yeri ve Tarihi : Medine, 699 – 702
Çocukları : İsmail, Abdullah, Musa Kazım, İshak, Muhammed, Esma
Şehadet Tarihi : Medine, 765
Türbesi : Medine’ de
Şehadet sebebi : Abbasi Halifelerinden Ebu Cafer el Mansur tarafından zehirletilerek şehit edildi.

Hayatı:

Altıncı İmam olan Cafer-i Sadık, 699’da Medine’de dünyaya geldi. Babası beşinci İmam Muhammed Bakır’dır,

İmam Cafer-i Sadık, tarihin en önemli dönemlerinden biri olan, Emevi saltanatının çöküşü ve Abbasi saltanatının başlaması döneminde yaşadı.

Ayaklanma hareketinin devam ettiği sırada, Ehl-i Beyt bendelerinin başında bulunan Eba Müslüm (Teberdar) Horasan’i İmam Cafer Sadık’a özel bir elçi göndererek, Halifeliği kabul etmesini istemiştir; fakat ondan red cevabı almıştır. Kabul etmeyişinin sebebi, Emeviler döneminde olan zulümlerin, Abbasi Hükümdarlığı döneminde de aynı zulümlerin devam etmesinden dolayıdır..

Ancak; İmam Cafer-i Sadık, saltanat sahiplerinin kendisine sunduğu bütün teklifleri red ederek bu arada binlerce insana ilmi toplantılar düzenlemiş, ve dersler vermiştir.

İmam Cafer-i Sadık diğer kendinden önceki ataları gibi, derin bir bilgiye sahipti. İmam Cafer-i Sadık bu bilgilerinin öğrencileri vasıtasıyla bütün insanlığa ulaşması için çalıştı.

Altıncı İmam olan Cafer-i Sadık salt dini bilgiler değil, insanlığın sorunlarına çözüm için diğer alanlarda da (fen bilimleri gibi) dersler vermiştir; bu dersler sonucu, onlarca ilim sahibi insan yetiştirmiştir. Hatta bazı Sünni alimler bile, onun öğrencisi olmakla övündükleri bilinir…

İmam Cafer-i Sadık, öğretmenliğinin yanı sıra, ahlaklı-faziletli kişiliği ile de kendisiyle tanışan insanları etkiliyordu. Onunla tanışan, onun derslerine, sohbetlerine katılan bir çok insan, onun etkisinde kalmış, bilgisinden, davranışlarından feyz almıştır.

O dönemin saltanat sahipleri iktidarlarını tehlikeye düşürmemek için, İmam Cafer-i Sadık ile yetiştirdiği öğrencileri ve ilim adamlarına karşı kin güderek baskı uyguluyarlardı. Sonunda onu zehirletip şehit ettiler (766).

  1. […] girişi musahiplik bağlar. Musahip olmak demek, malı mala, canı cana katmak demektir. Bu nedenle İmam Caferi Sadık Hz. “İster pir olsun, ister talip olsun bütün tarikat ehlinin her an rıza ile iş yapması […]

Yorum Yap