Lanet olsun | Murtaza Demir

Lanet olsun | Murtaza Demir

Meğer ne kadar mutlu, umutlu, barışık, huzurlu, onurlu bir toplummuşuz; meğer demokrasi yolunda ne büyük mesafe almışız… Lanet olsun!

Mutlu musun Hacı?

Nihayet “başardın” değil mi?

Milyonlarca turistin ziyaret ettiği… Sahilleri, kentleri, Beyoğlu’su, Kızılay’ıyla cıvıl cıvıl bir dünya ülkesi olan ülkem, artık birbirini boğazlayan diğer İslam ülkelerinden farksız.

Aralıksız on dört yıldan bu yana yönettiğin ülkemle ve “üstün devlet adamlığı” vasıflarınla hakikaten övünebilirsin. Başkanlık ne demek, artık halife bile olabilirsin.

Elçi Lavrov’u katleden polisin kim olduğunu, nasıl bu hale geldiğini, hangi din-mezhep seralarında yetiştirildiğini merak ettin mi Hacı, düşündün mü? Aman ha “Alevi, demokrat, laik, Atatürkçü olmasın” tercihin ve motivasyonunla vicdan azabı duydun mu?

Tabi ki, vicdan azabı duymadın, umurunda bile olmadı. Baksanıza Selefi-İslamcı çeteler daha dün on dört askerimizi, kınalı kuzumuzu katletti ve sen “birkaç askerimiz öldü” diyerek, nasıl “derinden” üzüldüğünü göstermiş oldun.

Sanki ölenler insan değil, birkaç ağaç… Birkaç değersiz eşya…

Ama sen hata yapmazsın değil mi Hacı?

Haşa…

Bu olan-bitenlerle, savaş ve katliamlarla hiç ilgin yoktur!

Bunlar; FETÖ’nün, Esed’in, Kılıçdaroğlu’nun, gazetecilerin, Atatürkçülerin, laiklerin suçu… Bunu biliyorum da bilmediğim şu; emniyet teşkilatımızda bu “dindar-kindar, sinirli” selefi anlayışlı militanlardan daha kaç tane var?

Yoksa birkaç değil, hepsi mi aynı familya…

Kendi canımız önemli değil, İslam ülkelerinde “birkaç” canın önemi olmaz, fakat konuk devlet adamlarının can emniyetini nasıl sağlayacağız Hacı, nasıl teminat vereceğiz adamlara?

Güvenirler mi?

“Vesayet” diyor yaka silkiyordun ya, yani devlet bürokrasisinde “Alevi, demokrat, solcu, laik, yurtsever olmasın, alnı secdeye değsin” demeye getiriyordun ya…

Bak, ülkemi rezil rüsva edenlerin hepsi bu dediğin, tercih ettiğin familyadan…

Böyle Hacı, gerçek bu…

“BOP” dedin, “küresel liderlik” dedin, “alnı secdeye değenler” dedin, “dindar-kindar gençler” dedin, “Alevi-Sünni” dedin, “başkanlık da başkanlık” dedin ve “başardın!”

Kamplaştırdın, kutuplaştırdın…

Yurttaşı birbirine düşman ettin, ülkeyi yaşanamaz hale getirdin…

Ülkenin ne kadar kurulu, çağdaş değeri-kazanımı varsa tarumar ettin. Kendi zihniyetin doğrultusunda yeniden inşa etmeye tasarımlamaya kalktın. Tam bir çiftlik ağası zihniyetiyle yönettin.

Ve sonuç bu…

İnsanlar ülkeden kaçmaya başladı Hacı…

Ya ne yaptığını, dengelerin, kurulu düzenin bozulduğunda neler olabileceğini bilmiyordun, ya da birliğimize-dirliğimize bilerek yani taammüden kast ettin.

Ne halin varsa göresin, ettiğini bulasın Hacı!

Şimdi elimden çıkmakta olan ülkemin arkasından, sevgilisi terk edilen aşık gibi bakıp hüzünleniyor, ağlamaklı oluyorum. Yeterince otoyolumuz, köprümüz, havaalanımız yokmuş ama…

Meğer ne kadar mutlu, umutlu, barışık, huzurlu, onurlu bir toplummuşuz; meğer demokrasi yolunda ne büyük mesafe almışız…

Lanet olsun!


Murtaza Demir | Odatv

Yorum Yap