Alevi Toplumuna Kin Kusan Yakup Tilki Hakkında Suç Duyurusunda Bulunuldu

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı İsmet Kurt ile birlikte çok sayıda Alevi yurttaş, Alevilere nefret söylemlerinde bulunan Yakup Tilki adlı şahıs hakkında Kocaeli Adliyesi’nde suç duyurusunda bulundular.

Yakup Tilki isimli sosyal medya kullanıcısı, internet uygulaması üzerinden yaptığı paylaşımda Alevilere küfürler yağdırıp, Alevileri sevmediğini söyleyerek, ‘Bunlar kafir’ ifadelerini kullandı.

Görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla büyük tepki toplayan şahıs, ‘Halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek’ suçundan tutuklandı.

Bugün ise Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı İsmet Kurt ile birlikte çok sayıda Alevi yurttaş, Kocaeli Adliyesi’ne giderek Yakup Tilki hakkında suç duyurusunda bulundular.

Yapılan Açıklamanın Tam Metni

BASINA VE KAMUOYUNA
İnsanlık tarihi kadar eski olan ve var oldukları tüm dönemlere huzuru, barışı, kardeşliği ve eşitliği getirmeyi hedefleyen inançlar ve inanç sistemleri; her döneminde eşitsizliğe, düşmanlıklara ve savaşlara yol açtığı  maalesef tarihsel bir gerçekliktir. 
Geçmişten günümüze İnanç özgürlükleri, iktidarların adeta ellerinde bulundurdukları en önemli sosyal-toplumsal-siyasal silah olarak kullanılagelmiştir. İktidarlar tarihte çoğu kez inanç sistemlerini bir yönetim aygıtı olarak kullanmışlardır. Günümüzde emperyalist çıkarların, sömürdükleri ya da sömürmeyi hedefledikleri ülkeleri din/inanç sistemi üzerinden dizayn ettikleri açık gerçeklerdendir. Özellikle, içinde bulunduğumuz Ortadoğu ve genelde Müslüman coğrafya, emperyalistler tarafından açıkça mezhepler, tarikatlar, cemaatler, gerici parti ve örgütler üzerinden yeniden şekillendiriliyor ve sınırları yeniden oluşturuluyor.
Ülkemizin de içinde bulunduğu Ön Asya ve Ortadoğu  tarih boyunca bu temelde katliamların yapıldığı, özellikle emperyalistlerin son tarihsel süreçlerde inanç ve inanç sistemleri üzerinden genleri ile en fazla oynandığı coğrafyadır. 
680 yılında Hz. Muhammed’in torunu ve Hz. Ali’nin oğlu Hz.Hüseyin ve yarenleri Kerbela’da katledildiler. 
Anadolu Coğrafyasında, çoğunluğu sosyo-ekonomik ve dini nedenlerle ortaya çıkan katliamlar arasında Şeyh Bedrettin’den Pir Sultanlara, derisi yüzülerek katledilen Hallac-ı Mansur’dan Baba İlyas ve Baba İshaklara, Seyit Nesimi’den Torlak Kemal ve Börklüce Mustafalara, Koçgiri’den Dersim’e, Maraş’tan Sivas’a, Gazi’den Gezi’ye hep yakılan Aleviler, Bektaşiler oldu.
Resmi Dinsel anlayışın dışında oluşan Alevilik İnanç Sistemi, İnsan Sevgisi üzerine kuruludur. “Ne Ararsan İnsanda ara” der, “Benim Kabem İnsandır” der. İnsanı incitmez. Her türlü ayrımcılığa karşıdır. Barıştan, dostluktan, hoşgörüden yana, bilime ve gelişime açıktır. Farklılıkları zenginlik olarak görür. Kendi dışındaki inançsal, dinsel, kültürel farklılıkları bir gerçeklik olarak görür ve saygı gösterir.
Tüm bunlarla beraber maalesef ötekileştirilen, yok sayılan, görmezden gelinen İnanç değerlerimize sürekli yapılan saldırılara dün ilimizde bir yenisi daha eklenmiştir.
Son günlerde yazılı basın ve sosyal medya vasıtasıyla Alevilere karşı sarf edilen hakaretler silsilesi, boyutunu arttırarak devam ediyor. Biz bu durumu, geçen yılın sonunda karşılaştığımız, maaşlı vaiz ve yazarların mesnetsiz ve hadsiz söylemlerinden bağımsız ele almıyoruz. Hukukun üstünlüğünün artık bir söylemden öteye gitmediği ülkemizde medya ünlülerinin açıkça nefret ve ayrımcılık suçu işlemekten geri durmadığı, açılan davaların sonuçlanmadığı, cezalandırmaların olmadığı bir ortamda, çeşitli şahısların da bu ünlülerin yolunu bu şekilde sürmesi de kaçınılmazdır.
Haklarımızı başta hukuk yolları olmak üzere aramaktan geri durmayacağız.
Körfez ilçesinde yaşayan –dilimiz insan demeye varmıyor ama, bir vatandaş sosyal medya mecrasında durmaksızın en ağır küfürlerde bulunmuştur. Bu vatandaşı, bu düşüncede olanları, gerekse bunlara göz yuman ve çanak tutanları da kınıyoruz. Bir topluluğa karşı işlenmiş bu ve benzeri suçların yasayla açıktan “nefret suçları” olarak tanımlanmasını ve bu tür suçları işleyenlerin ise ağır yaptırımlarla cezalandırılmasını talep ediyoruz.
Toplumcu Şairimiz Hasan Hüseyin Korkmazgil, 
“Kandan Kına Yakılır mı” şiirinde Yezid’e, 
“kandan kına yakılır mı, 
kandan kına bre Yezid” der ve ekler 
“Sen yarını ne sanırsın 
Yarın Vuran bre Yezid
Bu dünya da barınır mı.” 
Evet,Kerbela’da şehit düşen Hüseyin’in duruşu bizlerin rehberidir. Bu duruştan vazgeçmeden eşit yurttaşlık temelindeki haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz, mücadelesine devam edeceğiz. 
Kültürü ve inancında insan sevgisi, barış, kardeşlik ve eşitlikten başka bir şey barındırmayan Alevilik İnanç Sisteminin Temsilcileri olarak bu davanın takipçisi olacağız. Bu ülkede başta Sünni kardeşlerimiz olmak üzere, tüm inançlara mensup herkesle kardeşleşmeye devam edeceğiz. 10.02.2022

ALEVİ BEKTAŞI FEDARASYONU
ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ
HACI BEKTAŞI VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI
PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ
ALEVİ DERNEKLER FEDERASYONU

Yorum yapın