Pir Sultan Abdal

Pir Sultan Abdal

Pir Sultan Abdal Belgeseli (TRT Müzik)

Pir Sultan Abdal‘ın yaşamı üzerine, yazılı kaynaklarda pek bilgi yoktur. Doğum ölüm yılları bile kesin olarak bilinmemektedir. Yaşamı üzerine bilgiler, genellikle, kendi şiirlerinden, halk söylentilerinden, kuşaktan kuşağa anlatıla gelen menkıbelerden, bir de yakınlarının ya da başka ozanların onu anlatan şiirlerinden çıkarılır.

Pir Sultan Sivas’ın Yıldızeli ilçesinin Çırçır Bucağına bağlı Banaz köyünde doğmuştur.

Bize de Banaz'da Pir Sultan derler
Bizi de kem kişi bellemesinler
Paşa hadimine tembih eylesin
Kolum çekip elim bağlamasınlar

Banaz‘da bugün de Pir Sultan‘ın olduğu söylenen bir ev, önünde sairin yaşadığı dönemden kaldığına inanılan bir söğüt ağacı, ağacın altında, asasının ucuna takip Horasan’dan getirildiğine inanılan bir değirmen taşı vardır. “Pir Sultan yaz aylarının güzel havalarında bu taşın üstüne oturup karısıyla sohbet edermiş.”

Pir Sultan Abdal’ın Kızının yazdığı ağıda bakılarak Şairin uzun boylu ve asıl adının Haydar olduğu anlaşılmaktadır

Dün gece seyrimde coştuydu
Seyrim ağlar ağlar Pir Sultan deyü
Gündüz hayalimde gece düşümde
Düş de ağlar Pir Sultan deyü

Uzundu usuldu dedemin boyu
Yıldız’dır yaylası, Banaz’dır köyü
Yaz bahar ayında bulanır suyu
Sular çağlar çağlar Pir Sultan deyü

Pir Sultan kızıydım ben de Banaz’da
Kanlı yaş akıttım baharda güzde
Dedemi astılar kanlı Sivas’ta
Darağacı ağlar ağlar Pir Sultan deyü

Kemendimi attım. Dara dolaştı
Kâfirlerin eli kana bulandı
Koyun geldi kuzular meleşti
Koçlar da ağlaşır Pir Sultan deyü

PİR SULTAN ABDAL’IM hey yüce gani
Daim yediğimiz Kudret’in nanı
Hakk’a teslim ettin ol şirin canı
Dostların ağlaşır Pir Sultan deyü

Genel kanı, şairin İran’ın doğusundaki Türk yurdu Horasan‘dan, önce Iran Azerbaycan’ında ki Hoy Kasabası‘na, oradan da Anadolu‘ya göçüp Sivas‘a yerleşen bir Türkmen soyundan geldiği yolundadır.

Söylentiye göre, Pir Sultan Abdal‘ın üç oğlu, bir kızı olduğu yönündedir. Oğullarından Seyyit Ali Banaz köyünün üst yanındaki çam korusunda, Pir Muhammed Tokat’ın Daduk Köyünde, Er Gaib de Dersim‘de gömülü oldukları rivayet edilmektedir. Adı Sanem olan kızının Pir Sultan asıldığı zaman söylediği ağıt çok ünlüdür. Bazı uzmanlar bu ağıtı Sanem’in ağzından bir tarikat ozanının yazmış olabileceğini belirtirler.

Pir Muhammed ise babası gibi şairdir. Delikanlı iken attan düşerek öldüğü, Pir Sultan’ın

“Allah verdiğini almaz dediler / Bana verdiğini aldı n’eyleyim”

Derken bu olaya değindiği söylenir. Şiirlerinden uzun yasadığı, çok çocuğu bulunduğu açıkça anlaşılan sairin, sağlığında iki oğul acısı görmüş olduğunu ileri sürenler de vardır.

Pir Sultan Abdal Alevî – Bektaşî tarikatın dandır. Tarikata girme arkadaşı, yani Müsahipi, Ali Baba’dır. Bağlandığı tekkenin piri ise, Ahmet Yesevî‘nin Anadolu’ya gönderdiği dervişlerden Koyun Babanın tekkesinde, Bektaşîliğin kurucusu Hacı Bektaşi Veli’nin tekkesinde posta oturmuş, yani en üst makamlara getirilmiş Şeyh Hasan’dır.

Ne Zaman Yaşadığı Hakkında :

Uzmanlar
“Yürüyüş eyledi Urum üstüne”
Diye başlayan şiirindeki sözlerine bakarak, Pir Sultan Abdal’ın Şah Tahmasb zamanında yaşadığını söylemektedirler.
Bu şiirinde söyle sözler var:

Aslını sorarsan Şah’ın oğludur
(...)
Koca Haydar Şah-i cihan torunu
Ali nesli güzel imam geliyor

“Koca Haydar Şah-i cihan” diye anılan, Şah İsmail’in babası Şeyh Haydar’dır. “Şah” diye anılan ise, Şah İsmail’in kendisidir. Şeyh Haydar’ın torunu, Şah İsmail’in oğlu da Şah Tahmasb‘dır.

Oysa bu dönemde Sivas’a valilik etmiş bir Hızır Paşa yok, ama 1552’de Köstendil, 1554’de Sam, 1560’da Bağdat beylerbeyliklerinde bulunmuş bir Hızır Paşa var. Uzmanlar 1567’de ölen bu Hızır Paşa’nın, Bağdat’a giderken, Sivas’a uğrayıp oradaki ayaklanmayı bastırmış olabileceğini söylüyor. Bu görüş doğruysa, Pir Sultan 1560’daasılmış anlamına gelmektedir.

Pir Sultan Abdal’ın şiirlerindeki olayların Şah Tahmasb dönemindeki olaylara uyması, daha sonraki Iran şahlarının Anadolu üzerine “yürüyüş eylemiş” olmaları, bazı uzmanların kesin konuşmalarına, şairin bu dönemde yaşadığından şüphe edilemeyeceğini söylemelerine yol açar.

Sofi Aziz Mahmut Hüdâyi Efendi‘nin I. Ahmed‘e yazdığı bir mektupta, Alevîler ile Şeyh Bedreddin‘e bağlı olanları iyi tanıyan, onlarla uğraşmasını bilen bir Hızır Paşa’dan söz ediliyor. Belgenin ilgili bulunduğu dönemde ise iki Hızır Paşa yaşamış

Birinin özellikleri şöyledir:
Deli Hızır Paşa, Van Beylerbeyi (1582), Kars Beylerbeyi olarak Iran seferine katılma (1587), Erzurum Beylerbeyi (1588), Sivas Valisi (1588), Diyarbakır Valisi (1589), gene Sivas Valisi (1590), Tuna Muhafızı (1602), Budin Muhafızı (1605), ölümü (1607).

Deli diye anılması gözü pek, acımasız bir kimse olduğunu gösteriyor. Ayrıca Iran seferine katılmış, yani Safevîlere karşı savaşmış. Safevî yanlısı Alevîlere düşmanlık besleyebilir. İki kere Sivas’a vali gönderilmiş, ikincisinde oldukça uzun kalmış. Alevîleri iyi tanıdığı, onlarla uğraşmasını bildiği anlaşılıyor.

Pir Sultan’ı astıranın Sivas Valisi Deli Hızır Paşa olduğunu söyleyen uzmanların görüsü doğruysa, şairin ölümü 1588’de, ya da 1590’dan sonradır.

Gene uzmanlara göre, Pir Sultan 1534’de Bağdat’ın Osmanlılar’a geçişi üzerine, Iran Şahına,

Güzel Sah’ım çok yerlerden görünür
Aslı nedir niye verdin Bağdat’ı

Diye şiir yazmıştır. 1534 ile 1590 arasında 56 yıl var. Pir Sultan bu şiiri yazdığında, diyelim 20 yaşındaysa, 76 yasında ölmüş olur.

Böyle uzun bir ömür sürdüğü kabul edilirse, uzmanlar arasındaki görüş ayrılıkları da sona erebilir. Çünkü bu uzun ömre hem Pir Sultan’ın şiirlerindeki olaylara uygun düşen Sah Tahmasb dönemi, hem de Deli Hızır Paşa sığdırılabiliyor.

Gene de bazı durumların açıklanması kolay değil. Örnekse, Pir Sultan’ın şiirlerinde bir Alevî ayaklanmasından söz ediliyor, oysa Deli Hızır Pasa döneminde Sivas’a böyle bir ayaklanma olmamış.

Uzmanlar arasındaki görüş ayrılıklarının ötesinde, kesin olan sudur: Pir Sultan abdal 16.yüzyılda Anadolu’da, Sivas yöresinde yasamıştır.

Pir Sultan Abdal Deyişleri Dinlemek İçin Tıklayınız

  1. By Pir Sultan Abdal Filmi | Alevice on 25 Mayıs 2016 at 19:42

    […] Aşık İhsani »Filmin Konusu: Anadolu Aleviliğine unutulmaz bir iz bırakan asrın ozanı Pir Sultan Abdal‘ın hayatında önemli anları tarihi verilerin doğrultusunda beyaz perdeye aktarılan bu […]

  2. By Alevilik Nedir ? | Alevice on 5 Ekim 2016 at 21:44

    […] altından geçer yolumuz. Cibril-i Emindir hem rehberimiz Biz müminiz, mürşidimiz Ali’dir. Pir Sultan’ım, Nesimi'dir pîrimiz, Evvel kurban verdik Şah’a serimiz. On'ki İmam meydanında […]

  3. By Biz Aleviler Size İnanmıyoruz! | Alevice on 12 Ekim 2016 at 23:32

    […] Zaten iptal olması da yerinde oldu hani “bizim itlerimiz bile haram yemez” derya Pir Sultan Abdal o hesap biz Alevilerin ne işi var haramilerin haram sofrasında. Tabi bu davete gidenlerde […]

  4. […] erkânlarda Pir Sultan Abdal’ın şu deyişini çok […]

  5. […] Battal Gazi‘ye, Hacı Bektaş Veli‘ye, Pir Sultan Abdal’dan, Yunus Emre’ye Kaygusuz Abdal’dan, Abdal Musa’ya Anadolu’nun bir çok toprağında iz […]

Yorum Yap